Bugun...


Mustafa ORAL yazdı: ALTI ÇİZİLİ SATIRLAR
Seyyid Ahmet ARVASİ’nin “Kendini Arayan İnsan” kitabında kendimce ilgimi çeken altını çizdiğim satırları giriş mahiyetinde tekrardan istifadenize sunarak huzurunuzdayım.

Mustafa ORAL yazdı: ALTI ÇİZİLİ SATIRLAR
+ -

ALTI ÇİZİLİ SATIRLAR

 

 “Hayatta her şey olabilirsin; fakat mühim olan hayatın içinde 'insan' olabilmektir.”

Şems-i Tebrizi

“Yazmak sanatı, hayatı incelemekle kazanılır.”

Amiel Suche

         Yazı; insanoğlunun en büyük icatlarının başında gelmektedir. Yüzyılların birikimini bizler yazı sayesinde kayda alıp; oradan aldığımız brikimle günümüzün meselelerine ışık tutup; geleceğimizi aydınlatmaya çalışırız. Düşünelim sözlü kültür ürünlerimiz olan türkülerin, manilerin, ninnilerin yazıya geçirilmediğini onların zamanla unutulduğunu, bizi var eden manevi kültür unsurlarından mahrum kaldığımızı o zaman bir millet olabilir miydik? Yoksa yığınlar mı olurduk. Yazmak; meşakkatlerin en meşakkatlisi, bir anlamda yalnız kalmayı göze almak, inzivaya çekilmeyi başarabilmek, kalabalıkları değil bazen bir kalemle bir defter, bazen de bir kalemle bir kâğıt parçası arasında “an”ın içinde kaybolmak. İnsan; yaratılmışların en şereflisi, eşrefi mahlûkat, derece ile dereke arasında gidip gelen yeryüzünün nimetlerinin kendisine tahsis edildiği bir varlık…

Yazmak; insanı, hayatı, dünü, bugünü ve yarını anlamada en önemli araçlardan biridir. Konuşurken gelişigüzel söylediğimiz kelimelerle bir kompozisyon çerçevesinde içsel bir yolculuk yapmak veyahut muhatabına aktarmak… Bu minvalden hareketle dualarımda “Allah’ım ilimle amel etmemi nasip et” kelamını lisânı halden, lisânı kâle aktarmanın bir vazgeçilmezi olarak gördüğüm yazma serüvenime geçmişte birkaç kez niyet etsem de fiiliyata geçmemiştir. Her zaman dolmadan boşalmanın faydasız olduğunu, ilim sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağını düşünmüşümdür. Hala aynı kanaatteyim ki yazmayı dolmanın da ilim sahibi olmanın da önemli bir aracı olarak görmekteyim. Sonuçta zihinde teşekkül etmiş ve dille dışa vurulmuş kavramları sistemleştirmek ancak yazı tecrübesi ile mümkündür.

Şahsım da suya yazı yazmak yerine hakikate ulaşabilme noktasında zaman zaman okuduğu kitaplardan altını çizdiği satırları, zaman okuduğu kitapları naçizane tanıtmaya çalışarak, zaman zaman da haddini bilerek değişik konularda fikirlerini ifade etmeye çalışarak kendini geliştirmekten başka bir gaye gütmeden bu yolda ilerlemeye çalışacaktır.

Yazmak konusunda üzerimdeki atalete rağmen, yazmalısın diye değişik zamanlarda şahsımı yalnız bırakmayan, teşvik ve desteklerini esirgemeyen İkbal Vurucu ve Naci Yengin Hocalarım ile değerli dostum Ahmet Vurgun’a teşekkürü bir borç bilirim. Rivayet odur ki “Allah zenginliği istediğime, ilmi çalışana veririm” der imiş. Bu kelamı dikkate alarak “Niyet ettim Allah rızası için yazmaya” diyerek başlıyorum.

İlk olarak yazımın başlığına ad olan “Altı Çizili Satırlar”dan başlamayı uygun buldum. Ve kâinatın küçültülmüş bir hali olan insanoğlunu tanımakla her şeyin başlayacağını düşünerek benim fikir dünyamda da yeri olan Seyyid Ahmet ARVASİ’nin “Kendini Arayan İnsan” kitabında kendimce ilgimi çeken altını çizdiğim satırları giriş mahiyetinde tekrardan istifadenize sunarak huzurunuzdayım.

“İnsan: Anladım, sen kendini kendinle savunacaksın. Ben de öyle yapacağım. Kendimi kendimle savunacağım. Silahımın nelerden ibaret olduğunu soruyorsun. Onu bir sır gibi saklayacağım. Bu sırrı şimdiden açıklarsam, hemcinslerim yenilgimi peşinen kabul edeceklerdir. Çünkü onlar senin saydığın silahlara ve senin gücüne inanmışlar bir kere. Yalnız kendini iyi kolla, bu sefer hıncım ve öcüm çetin olabilir.

Heykel: Bunlar hep hezeyan… İnsanlığı besleyen bütün damarları, insan eliyle kurutacağım. Senin subjektif varlığının üstünden bir kezzap gibi akıp durmaktayım. Hayalini daraltacağım, şiir gücünü öldüreceğim, sanatkâr ve hasta ruhlu insanı, kendi hizmetime alacağım ve böylece sen, bana tamamen râm olacaksın.

İnsan: Maddenin tehdidini işitiyorum. Bu tehdit, benim gafletimden doğmaktadır. Çünkü, maddeyi bu kadar şımartan ve konuşturan benim muhayyilemdir. Ne yazık ki, beni maddenin esaretine sokan yine benim. Benim iç aydınlığım var. Madde ise iç karanlığına mahkûm… Madde bana mekân olduğu için sevinmelidir.

Heykel: Eğer, madde gülebilse, kahkaha ile gülerdim. Gerçekten de, beni konuşturan ve kendi esaretini hazırlayan bizzat insandır. Madde, ancak insan sayesindedir ki, en yüce değere doğru, en büyük sıçratışları yapabildi. Madde, Hazret-i Muhammed’in eteğine tutunarak, Mi’raç mucizesi ile Mutlak Varlığın sır noktasına sokulabildi.” (S. 14)

 “… hayat ile zeka arasında sıkı akrabalık ve benzerli de vardır.” (s. 25)

“Biz zeki doğarız, fakat aklı sonradan kazanırız Zeki varlık, objeler arasındaki etki tepkilerle yoğrulur; eşyadaki ilişkilerin katılıklarına intibak eder. Zekâ insandaki yüksek idrak gücü ise, akıl bu gücün objektifleşmesi ve sosyalleşmesidir. Akıl, zekânın bu hayatın eşya ile ve etrafındakilerle temasından doğan, tabii ve sosyal düzendeki ilişkilerin zekâ ve hayata sirayetinden başka bir şey değildir.  Akıl, hayatın ve zekânın sosyal düzen ile eşya düzeni içinde duyumlara ait doğmatik ve somut idrakler ile terbiye edilişinin ve katılaşmasının bir sonucudur.” (s. 26-27)

 “Hasta bir hayvan mıdır? ... Tefekkür halinin tabiata aykırı bir hal olduğunu, tekemmül eden insanın soysuzlaşış bir hayvan olduğunu” (s. 37)

“Herbert Spencer, İlk Prensipler adlı kitabında : “En aşağı neviden bilgi, hiç birleşmemiş bilgi; ilim se kısmen birleşmiş bilgi; felsefe ise tamamen birlemiş bilgidir.” ( s. 42)

 “İnsanlığın hayatında ilim adamı, sanatkâr ve peygamber üç ana temel renk gibidirler. İnsanoğlu ilim adamı ile maddeyi, sanatkârla hayatı peygamberle de ruhu ve Allah’ı anlamağa çalışır.” (64)

Kitabın Künyesi: Seyyid Ahmed Arvasi, Kendini Arayan İnsan, Bilgeoğuz Yayınları, İstanbul-Eylül 2014

Tavsiye kitaplar;

1- İkbal Vurucu, Turan Ülküsü Türk Milliyetçiliği ve Turancılık, KRİPTO BASIN YAYIN

2- Mustafa Yiğit İkbal Vurucu, Yeni Okumalar Işığında Ziya Gökalp, Palet Yayınları

3- Ahmet Vurgun, II. Abdülhamid Dönemi İlköğretimde Ahlak Eğitimi, YEDİTEPE YAYINEVİ

 




Bu haber 680 defa okunmuştur.

YORUMLAR
3 Yorum

Erkan AKBALIK
17-01-2018 13:39:00

Mustafa Bey hayırlı olsun, tebrik ederim.

Ismail ZORBA
17-01-2018 00:09:00

Mustafa Oral kardesim hoş geldin yazı hayatına.. Kalemine bereket. Tebrikler...Buyuk bir mutluluk içerisinde takip edeceğim yazılarınızı.

NACİ YENGİN
16-01-2018 18:22:00

Tebrik eder yeni yazılarınızda, yazarlık hayatınızda başarılar dilerim.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI