Bugun...


Mehmet Burak Çeri - YORULMAK BENİMKİSİ
Ve nizamsız sözlerin hepsinde hikmet aramaktan Çaresizliği sonuna kadar vehmetmekten Bir gün, evet bir gün yorulacağım

Mehmet Burak Çeri - YORULMAK BENİMKİSİ
+ -

YORULMAK BENİMKİSİ

 

En büyük acımı çektim kınından

Adamakıllı elimde doğrulttum

Umudumu gizli tutup

Çarpışacak bir mabet arıyorum

Resmi geçitlerden uzak

Yek başıma çarpışmak ilmine vakıf olacak

Rüzgara bilettiğim acımı savuracağım

Çağ kırılması yaşandı, yaşanıyor ve yaşanacak

Ufak umutları çoktan tüketmesek bile

Şartlı tahliye mutluluğunun dibindeki bir iki damlayla

İnce bir kadını hayal eden göğüs kafesim

Bu huyundan vazgeçmeyecek belli

Huzurun demir kapısı açılmaksızın kapatıldı

Bu fermanın mührünü parmaklarınla vururken

Gölgeden bir kadının kucağında

Geceye alışkın ninniler duymak

Ve nizamsız sözlerin hepsinde hikmet aramaktan

Çaresizliği sonuna kadar vehmetmekten

Bir gün, evet bir gün yorulacağım

Arsenik suratlar, binlerce aynı bakan gözden

Hayallerine sığınacağım


 

Sesleri duydukça

Ölüm şarkıları korkutmuyor

Gizlice sesleri dinliyorum

Gölgeler dizildikçe dimağıma

En acı, en kekrek lokmalara

Adını üflüyorum

En ergin fırtınaları

Adını hatırlayarak döküyorum mevsimden

Seni, ancak seni hatırlayarak tutuyorum elimde silahımı

Mabetler ezeli bir inatla ayakta duruyor

Bir kolun denize uzanırken

Bir kolun ağaçlara ilham oluyor

Bakışların Akdeniz’i, nefesin kuzeyi

Ve daha nice mihengi

Bir terazide devirmeden tutuyor

Zamanı iliklediğin yerden

Bana savaşacak bir şey bırakmamak istesende

Saatlerle savaşım

Geleceğini bilsem

Çölü abaküs ederdim

Her saniyeyle adını halleşirdim


 

İçimdeki dargınlık

Ağlamayı ram eder kendine

Yüreğime teklifsizce ve bir çocuk tazeliğinde

Dolup dolup taşan sen

Yedi iklimi havanda dövmüşler gibi

On iki denizi sana hediye etmişler gibi

Beş kıtayı gerdanına asmışlar gibi

Duvardaki resimlere tebessümü sen hediye etmişsin gibi...


 

Bakmıyorum, beni en karanlık noktamda gören sensin

Beni eski çağların soğuğunu taşıyan yerlerde ısıtan sensin

İstanbul'un orta yerinde adını bağırırken

Kadıköy sahaflarındaki en güzel kitabı arayanların merakı sensin


 

Seni soran gözler acıtan bakışlar atıyor

Yerden, gökten seken nazar akisleri

Etime battıkça

Göğsümden yoruluyorum

Attığım adım yorgun

Gözlerimdeki bakış yorgun

Gülmeye çalışan yüzüm yorgun

Yattığım yatak yorgun

Yüreğim sindiremezken ayları

Yıllara hapsedilmek

Akışına bırakmak her şeyi

Anlatamam, mazur gör, derman kalmadı

Bunca azameti, azleden sensin


 

Sen gidince silahım düştü elimden.

Yalan yok

Sapından tırnağına kadar

Başından sonuna kadar

Yorgun öleceğim.

 

 

Mehmet Burak Çeri






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI