Bizim Tarzımız


Celil ALTINBİLEK
 
 


Bizim Tarzımız

     İnançlar sosyal alışkanlıkları değiştirir. Bazı toplumların bünyesinde manevi taraf ve duygular hâkimdir. Genelde doğu diye adlandırdığımız toplumlarda duygu ve inanç daha ağırlıklıdır. Batıda ise akıl ve mantık ön plana çıkar.

     Bu millet, büyük devlet olmanın, büyük kültüre sahip olmanın farkındalığı ile ince bir hayat tarzı ve yaşayışını yakalamış ve şifahi kültürü de geniş topraklara yaymıştı. Bunun belirtileri, insana saygıda, kültürde, sanatta, yaşayışında kendini göstermişti. Güçten düşme, kendine olan güveni kaybetme ise daha bir değişime, şaşkınlığa ve arayışa yol açmıştı.

     Alışkanlıkların, önceliklerin zaman içinde aşınması kendi doğal akışı ve şartları içinde olduğu gibi, üstün kültürün zorlamasıyla değişikliklere uğraması da mümkündü. Ayrıca teknolojinin gücü yeni yeni durumlar ortaya çıkardı, öncelikler değişti. Hayatın akışı farklılaştı çok şey kolay elde edildi, kolay tüketildi. Uzaklar yakın oldu, çoklar yetmedi, az oldu.

     İnsanlara daha kolay ulaşılınca, onlar daha çabuk ve kolay ikna edilebilip ve yönlendirilebilir oldu. Fakat bu değişime ve yenileşmeye ayak uyduramayanlar hep vardı. Evvelde  görülebildiği gibi, özellikle inançları istismar edenler ortaya çıktı. İnancın saf halini kendilerinin temsil ettiğini savundular. Bunlar kendi toplumundan,  başka her şeye benziyorlardı. Kılık kıyafet ile şekilcilik ve gösteriş ile doğru yolda olduklarını sanıyorlardı, en büyük özellikleri ise aklın yolunu bir türlü bulamamışlardı, basit ve derinliği olmayan kavramlarla iletişim kurdular. Düşünceleri kimseye müsamaha göstermeyip, yalnızca kendi doğrularının olduğunu savunmaktı ve en tehlikelisi, kendinden olmayan için her türlü dışlamayı yapmak ve şiddeti uygun göstermekti. Yunus, bu gelip geçici dünyaya şöyle nazar kılar:

Bu dünyanın meseli benzer bir değirmene                                                                                                            Gaflet onun sepeti bu halk onda öğüne                                                                                                       

     Bu bizim asırlar boyunca sahip olduğumuz incelik ve hoş görümüz mevcut idi. Öyle ki insanların birbirinin zorluklara karşı yardımlaşması ve birliktelik hayatın sevinci bilinmiştir.

Gelin tanış olalım işi kolay kılalım                                                                                                                        Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz

     Ne ki, İnsanın kıymetli olduğuna, sevmenin en büyük fazilet olduğuna ulaşmak, herkesi farlılıklarıyla kabul etmek gerekir, hayatın güzelliği de bunu bilmekle mümkündür…

Celil Altınbilek                                          17.01.2020    

 



Tarih: 16.01.2020 23:23