Bugun...


HÜSEYİN NAMIK ORKUN (Doğum tarihi: 15 Ağustos 1902, Konstantinopolis Ölüm tarihi ve yeri: 23 Mart 1956, Ankara)

HÜSEYİN NAMIK ORKUN (Doğum tarihi: 15 Ağustos 1902, Konstantinopolis Ölüm tarihi ve yeri: 23 Mart 1956, Ankara)
+ -

ORKUN, Hüseyin Namık, (1902-1956), Türk tarihçisi ve fikir adamı.

31 Ocak 1902’de İstanbul Kasımpaşa’da doğdu. Babası ilmiyeden Mehmed Hayri Efendi, annesi Münevver Hanım’dır. Anne ve baba tarafından beş kuşak İstanbullu’dur. Orta öğreniminin ardından girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden 1924’te mezun oldu. Henüz öğrenci iken Türk tarihine ait makaleleri Dergâh mecmuasında çıktı. Daha sonra Yeni Mecmua, Millî Mecmua, Yeni Türk, Ülkü, Çınaraltı gibi dergilerde yazıları yayımlandı. 1925’te Macaristan’a giderek Budapeşte Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde Macar Türkologu Gyula Németh’in yanında doktorasını tamamladı. Macaristan’da bulunduğu yıllarda Über Das Kıtāb-ı Dede Qorqud adlı eserini yazdı (Budapest 1926). Diğer bir Macar Türkologu olan Arminius Vámbéry’nin A török faj (Budapeşte 1885) adlı çalışmasını esas alarak Türk Dünyası adıyla bir eser kaleme aldı (Budapeşte 1928). 1927’de yine Macaristan’da Budapestiszemle isimli dergide “A turanizmus és a faji érzéf kialakuláfa Török orfzágban” (Turancılık ve ırkçılık duygularının Türkiye’deki gelişimi), 1930’da Turan dergisinde “A török-magyar rokonság kérdése” (Türk-Macar akrabalık sorunu) adıyla iki makale yayımladı.

1930 yılının sonlarına doğru Türkiye’ye döndükten sonra da Macaristan’la ilişkisini sürdüren Orkun, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Devlet Konservatuvarı ile Polis Koleji’nde Türk tarihi ve inkılâp tarihi dersleri verdi (1931-1945), 1932’de açılan halkevlerinin tüzüğünü hazırlamakla görevli komisyonda üye olarak çalıştı, değişik illerde halkevi açılışlarında konuşmalar yaptı, halkevi dergilerine ilmî yazılar gönderdi. 26 Eylül 1932’de toplanan I. Türk Dil Kurultayı’na “Türk Dili’nin M.Ö. 23-24 Asır Önce Varlığı” adlı bir bildiri ile katıldı ve Mustafa Kemal’e Türk dilinin Çin tarihlerinde kaydedilmiş en eski dil yâdigârları hakkındaki filolojik çalışmasını takdim etti. 26 Eylül 1934’te yapılan II. Türk Dil Kurultayı’nda “Türk Dili’nin Tarihî Akışı ve Filolojisi” adlı bildirisinde “Has İsimlerin Tetkiki” isimli tezini savundu. Kurultay tezleri üzerinde bilimsel araştırma yapmak üzere oluşturulan dört komisyondan dil karşılaştırmaları komisyonuna bağlı Takrirler ve Teklifler Komisyonu’na seçildi. III. Türk Dil Kurultayı’nda (1936) Güneş-Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu’nda görev aldı. 1932 yılında I. ve 1937’de II. Türk Tarih Kongresi’ne üye olarak katıldı. Bir süre Macar dilinde Atatürk’e tercümanlık yaptı, Atatürk’le Türk tarihi ve Türk dilinin tetkikine dair çalışmalarda bulundu. 1940’ta Ankara Radyosu’nda her pazar hazırladığı “Türk Tarihi Saati” adlı programda konuşmalar yaptı.

Hüseyin Namık Orkun, “Irkçılık-Turancılık” davasıyla ilgili olarak 7 Mayıs 1944 tarihinde Ankara’da gözaltına alındı ve İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılandı. 29 Mart 1945’te serbest kalınca Ankara’ya döndü. Kitapları ve makaleleriyle ilgili çalışmalarına devam etti. 1946’da kurulan Millî Oyunları Yayma Derneği’ne başkan oldu. Bu dernekte hazırlanan anma günlerinde Gaspıralı İsmâil, Rıza Nur gibi Türk büyükleri hakkında konuşmalar düzenledi. Türk Ocağı Ankara Şubesi’nin 8 Ocak 1951 tarihinde açılışını gerçekleştiren müteşebbis heyette yer aldı ve son yıllarına kadar Türk Ocağı genel sekreteri olarak görev yaptı. 23 Mart 1956 tarihinde Ankara’da öldü.

Türkçülük fikir hareketinin içinde yer alan Hüseyin Namık Orkun, Türk ırkını en az otuz asırlık bir mâzinin ve Tuna’dan Altaylar’a kadar uzanan büyük bir ülkenin, Turan’ın sahibi olarak tanıdığını belirtir. “Türk’e Türk’ü tanıtmak” başlıklı çalışmalarında Türk tarihini ilk dönemlerinden itibaren bütün yönleriyle ele almış, çeşitli kaynaklardan hareketle millî bir tarih bilinci oluşturmaya çalışmıştır. Türk soyunu belirlemenin, antropolojiyle değil bu dili asırlardan beri konuşan insanları bu camia içinde kabul etmekle mümkün olabileceğini savunmuştur. Macaristan’da Türkoloji ekolünden edindiği sistematik metodolojiyi Türkiye’de ilmî çalışmalarına uygulamış, genellikle milliyetçi-Türkçü gazete ve dergilerde yazılar yazmış, tarihe, edebiyat tarihine, Türk milliyetçiliğine dair eserler ve okul kitapları kaleme almıştır. Macarca, Almanca ve Fransızca bilen Orkun eserlerinde Çin, Fin, Bizans ve Ermeni kaynaklarından da yararlanmıştır.

Eserleri. Otuz iki kitabı ve 800’den fazla makalesi bulunan Hüseyin Namık Orkun’un en önemli çalışmaları arasında dört ciltlik Türk Tarihi yer alır (Ankara 1946). Burada Türk tarihinin ana kaynakları, Türkler’in anayurdu, soyu, en eski Türkler, İslâm öncesinde kurulan Türk devletleri, diğer Türk devlet ve toplulukları, Avrupa’da Türkler, Doğu Anadolu’da Türkler, müslüman Türk devletleri, Atabegler, Türk hanlıkları, İran’da Türkler, Anadolu’da ilk Türk devletleri, Anadolu beylikleri, Osmanlılar, devlet idaresi ve teşkilâtı üzerinde durmuş, Türk devlet ve topluluklarıyla ilgili olarak kültür, medeniyet, görenek ve ahlâk anlayışı hakkında bilgi vermiştir. Bunun dışında dört ciltten oluşan Eski Türk Yazıtları (I-IV, İstanbul 1936-1941; Ankara 1986, 1994) ve Türkçülüğün Tarihi de (İstanbul 1944; Ankara 1977) önemli eserlerindendir. Diğer eserleri de şunlardır: Über Das Kıtāb-ı Dede Qorqud (Budapest 1926), Türk Dünyası (Budapeşte 1928; İstanbul 1932), Attila ve Oğulları (İstanbul 1933), Peçenekler (İstanbul 1933), Oğuzlara Dair (Ankara 1935), Türk Çocuklarına Ulusal Efsaneler (nr. 1-2-3-4-5-6 seri, Ankara 1935), Türk Hukuku Tarihi (Ankara 1935), Hunlar (İstanbul 1938, 1939), Türk Tarihinin Bizans Kaynakları (Ankara 1938), Osmanlıların Aslına Dair (İstanbul 1939), Türk İstilâsı Devrinde Macaristan’da ve Avusturya’da Casuslar (Ankara 1939), Prens Kalyanamkara ve Papamkara Hikâyesinin Uygurcası (İstanbul 1940), Türk Sözünün Aslı (İstanbul 1940; Ankara 1946, 2004), Türk Tarihi Not Hülâsaları (Ankara 1940), Türk Efsaneleri (İstanbul 1943), Yeryüzünde Türkler (İstanbul 1944), Büyük Türkçü Süleyman Hüsnü Paşa, Hayatı ve Eserleri (Ankara 1952), Mor Jokai Kanlı Lale: Patrona Halil’i İsyana Sürükleyen Büyük Aşk (İstanbul 2001), Devşirme Yeniçeri Hasan (İstanbul 2001). Orkun’un çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmış çok sayıda makale ve yazısı, ayrıca Türk Dil Kurumu Kütüphanesi’nde özel eserler bölümünde basılmamış on iki incelemesi vardır (Çimen, bibl.).

 

BİBLİYOGRAFYA

Ziyaeddin Babakurban, Sevenlerin Kalemiyle Hüseyin Namık Orkun, İstanbul 1962; M. Orhan Bayrak, Osmanlı Tarihi Yazarları: Biyoğrafi ve Bibliyoğrafi, İstanbul 1982, s. 173-174; Günay Göksu Özdoğan, Turan’dan Bozkurt’a: Tek Parti Döneminde Türkçülük (1931-1946) (trc. İsmail Kaplan), İstanbul 2002; Yücel Hacaloğlu, Ölümünün 50. Yılında Prof. Dr. Hüseyin Namık Orkun, Ankara 2006; Sabriye Gülay Çimen, Hüseyin Namık Orkun’un Hayatı ve Eserleri, Ankara 2011; Nejdet Sançar, “Hüseyin Namık Orkun’un Kitapları, Makaleleri ve Hakkında Yazılanlar”, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni, V/1-2, Ankara 1957, s. 83-118.

Bu madde ilk olarak 2016 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin EK-2. cildinde, 380-381 numaralı sayfalarda yer almıştır.

Müellif: SABRİYE GÜLAY ÇİMEN

https://islamansiklopedisi.org.tr/orkun-huseyin-namik






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI