Bugun...


Fatih Sultan Mehmed 'büyük cihad’
Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra şehri ilim, irfan ve kültür bakımından da önemli bir merkez haline getirmek ister. Yedikıta dergisinde İstanbul’un fethini bir başka açıdan ele alıyor...

Fatih Sultan Mehmed 'büyük cihad’
+ -

Yedikıta dergisinde İstanbul’un fethini bir başka açıdan ele alıyor. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fethettikten sonra şehri ilim, irfan ve kültür bakımından da önemli bir merkez haline getirmek ister. Hemen bu yönde imar ve inşa faaliyetlerine başlar. Fatih’in kendi adını taşıyan Türkçe vakıfnamede bu faaliyetlerin ‘büyük cihad’ olarak adlandırıldığını bildiriyor İsmail. E. Erünsal.

İlim, irfan, kültür ve medeniyetle ilgili faaliyetleri büyük cihad olarak gören Fatih, fetihten hemen sonra, hiç beklemeden bu yönde çalışmalara başlar. Bazı kiliseler ve Ayasofya’nın bazı odaları medreseye çevrilir. Bu arada Fatih Külliyesi’nin ve medreselerinin de temeli atılır. Fatih’in ilme, ilim adamına verdiği değeri ve bu yöndeki çalışmaları kapağına ‘İstanbul’un İlimle Fethi’ başlığıyla taşıyor dergi. Konuyu aynı başlıkla Prof. Dr. Mehmet İpşirli kaleme almış.

İpşirli Hoca, Fatih’i âlim bir sultan olarak tanımlar. İlme büyük önem verdiğini ve âlimlere çok yakınlık göstererek taltifkar davrandığını dile getirir yazısında. Hocanın verdiği bilgiye göre Fatih, askeri seferlerine bile kalabalık bir ilim adamı topluluğuyla çıkar. Yol boyunca ve dinlenmeler esnasında devamlı olarak ilmi tartışmalar yapılır. Sultan bunları zevkle dinler, sorduğu sorularla da bu tartışmalara, münazaralara iştirak eder çok zaman. Muhasara ve fetih günlerinde toplanan harp meclislerinde de birçok ulema yer alır. Onların görüşlerine müracaat ederek istifade eder. İpşirli, “Sultan Mehmet böylece içindeki ilim aşkını tatmin etmeye çalışmıştır” sözleriyle değerlendirir bu büyük cihangir, âlim, fazıl sultanın davranışını.

Fatih medreseleri Osmanlı eğitim sisteminde müstesna bir yere sahiptir

Fatih, ilmi münazaralara da büyük ehemmiyet vermiştir. Bu usulün İslam dünyasında çok köklü bir geleneği olduğunu belirten yazar, Fatih devrine bakıldığında bu yönde sistemli bir gelişmenin yaşandığını, bunda da genç padişahın şahsiyetinin önemli rol oynadığını belirtir. Fatih, ilmine güvendiği ulema arasında meselelerin tartışılmasından büyük zevk almış, bazen de fiili olarak bu tartışmalara katıldığı olmuştur.

Zamanında tarih ve dini ilimler sahasında hayli eser ortaya konmuş, Ali Kuşçu’yu davet ederek ülkeye getirmesinden sonra matematik ve astronomide de büyük canlılık meydana gelmiştir.

Fatih devrinin ilim yönünden en kayda değer faaliyeti Fatih Külliyesi ve bu külliye içinde yer alan Fatih Medreseleridir. 1470 yılında faaliyete geçen medreselerin plan, program ve teşkilatında Ali Kuşçu ve Mahmut Paşa gibi zamanın iki önemli isminin büyük emeklerinin olduğu belirtilir yazıda. Bu medreselerde eğitim programının ağırlığını tefsir, hadis, fıkıh ve kelam dersleri oluşturur. Fatih medreseleri kurulduğu günden itibaren yirminci yüzyıl başlarına kadar on binlerce ilim adamı, maliyeci ve bürokrat yetiştirmiştir. Fatih medreseleri incelenirken Fatih Camii’nin eğitimdeki rolünün unutulmaması gerektiğini belirten İpşirli, Osmanlıda ‘dersiam’ denilen âlimlerin genellikle selatin camilerinde bütün topluma hitap eden dersler verdiklerini, Fatih Camii’nin ve Beyazıt Camii’nin de bu anlamda özel yerlerinin olduğunu ifade eder.

Enderunlar, resmi Osmanlı zihniyetinin öğretilip geliştirildiği temel eğitim birimleridir

Osmanlı eğitim sisteminde özel bir yeri olan ve Osmanlıya has eğitim kurumları olarak değerlendirdiği Enderunlar hakkında da önemli bilgiler verir İpşirli hoca. Burada daha çok askeri ve idari personel yetiştirilir. Yazar, Enderunların Osmanlı eğitim sistemi içinde gördüğü işlevi, “Resmi Osmanlı zihniyetinin öğretilip geliştirildiği temel eğitim birimi olduğu gibi idari ve siyasi hedeflerin tayininde, devletin ana kurumlarının işleyişinde önemli bir yere sahip olmuştur” sözleriyle açıklar. Enderunlar, teorik bilgilerden daha ziyade idari, siyasi bilgilerin, çeşitli hüner ve sanatların uygulamalı olarak gösterildiği bir kurs ve staj yeridir.

İpşirli, Fatih devrinde ortaya konan yenilik ve faaliyetleri şu sözlerle değerlendiriyor: “Fatih Sultan Mehmet’in kendi saltanat döneminde kurulan veya daha önce kurulmuş ilmiye kurumları Fatih döneminde çok daha önemli gelişmeler kaydetmiştir. Fatih, saltanatı döneminde idari ve siyasi düşüncede de birçok yeni uygulamalar başlatmıştır. Yeni bir zihniyet ve anlayış ortaya koymuştur. Bu dönem, Osmanlı’da her yönüyle bir dönüm noktası olmuştur.”

Fatih, kültürle alakalı imar ve inşa faaliyetlerini ‘büyük cihad’ olarak görür

Dergide bu konunun ikinci yazısı da, kütüphaneciliğin söz sahibi uzmanlarından Prof. Dr. İsmail E. Erünsal tarafından kaleme alınan ‘Fatih Devri Kütüphaneleri’dir. Fatih, İstanbul’u bir kültür merkezi yapmak için de hemen inşa faaliyetlerine başlar. Erünsal, Fatih adına düzenlenen vakıfnamede bu imar ve inşa faaliyetlerinin ‘büyük cihad’ olarak adlandırıldığını belirtir.

Fatih devrinde, saray mensupları, medrese ve tekke mensuplarının ihtiyaçlarına cevap vermek için, sarayda, tekke ve medreselerde kütüphaneler kurulmaya başlanmıştır. Saray kütüphanesinde İslami yazmalar dışında Grekçe, Latince, Ermenice, Süryanice, İtalyanca ve İbranice yazma eserlerin de mevcut olduğunu belirtir yazar. Bizans’tan kalma eserlerin de saray kütüphanesine intikal etmiş olabileceği düşüncesiyle daha sonraki asırlarda Batılı araştırmacıların Rönesans dönemine ait bazı eserleri gün ışığına çıkarma ümidiyle bu kütüphaneye nüfuz etmek için çeşitli teşebbüslerde bulundukları bilgisi verilir yazıda.

Kütüphaneler, devrin önemli ilim ve kültür faaliyetlerindendir

Hoca, Fatih Külliyesi içinde yer alan kütüphaneler hakkında bilgi verir. Süheyl Ünver’den aktardığı bilgiye göre bu külliyede Fatih üç kütüphane kurmuştur. Bunlar cami içindeki kütüphane, ayrı bir binada Sahn-ı Seman kütüphanesi ve medreselerin hususi kütüphaneleridir. Erünsal, Hoca Sadettin’in Fatih Camii kütüphanesinden bahsederken, okuyucuların nöbetleşe okumak zahmetinden kurtulmaları için vakfedilen kitapların çoğunun birden fazla nüshası bulunduğunu belirttiğini nakleder.

Fatih Sultan Mehmet’in, kendisi birçok hayır eseri yaptırdığı gibi yanında bulunan devlet adamlarını, zenginleri de şehrin imarı konusunda faaliyette bulunmaya teşvik ettiğini bildirir yazar. Kütüphanelerde görev yapan personel, kütüphanelerin işleyişi, kitapların bakımı, kütüphane katalogları hakkında da önemli bilgiler verir Erünsal Hoca.

Fatih Sultan Mehmet Han, her yönüyle müstesna bir şahsiyettir. İstanbul’un fethi, onun kıyamete kadar devam edecek bir hizmetidir Allah’ın izniyle. İlme aşk derecesinde tutkun oluşu, ilim adamına gösterdiği iltifat, kendisi de büyük bir âlim olan padişahı büyük kılan hususiyetlerinden bazılarıdır.

Allah ruhunu şad etsin cennetmekan sultan!

Metin Uygun

Enpolitik.com 




Bu haber 228 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI