DOĞU TÜRKİSTAN'DA IRKÎ VE KÜLTÜREL SOYKIRIMIN BOYUTLARI

Türk Ocakları Manisa Şehzadeler Şubesi, 9 Ocak 2019 Perşembe akşamı “Ocakbaşı” sohbetinde; Doğu Türkistan’ın Turfan İlçesi Çatkal Köyü’nde doğan, Prof. Dr. Alimcan İnayet’ten, “Doğu Türkistan’da Irkî ve Kültürel Soykırımın Boyutları” dinlendi.

DOĞU TÜRKİSTAN'DA IRKÎ VE KÜLTÜREL SOYKIRIMIN BOYUTLARI
10 Ocak 2020 - 12:29

DOĞU TÜRKİSTAN’DA IRKÎ VE KÜLTÜREL SOYKIRIMIN BOYUTLARI
Türk Ocakları Manisa Şehzadeler Şubesi, 9 Ocak 2019 Perşembe akşamı yaptığı “Ocakbaşı” sohbetinde; Doğu Türkistan’ın Turfan İlçesi Çatkal Köyü’nde dünyaya gelmiş, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Alimcan İnayet’ten, “Doğu Türkistan’da Irkî ve Kültürel Soykırımın Boyutları” dinlendi.
Prof. Dr. Alimcan İnayet konuşmasına, Çin’in, Doğu Türkistan’da Türklere uyguladığı, gün geçtikçe ağırlaşan planlı asimilasyon ve soykırımın sebeplerini tarihi gelişimiyle birlikte anlatarak başladı.
İnayet, 1949 yılında Çin tarafından işgal edilen Doğu Türkistan’ın Türklüğün tarihi ve kültürel açısından önemine dikkat çekerek; ilk Türk sözlüğünün yazarı Kâşgarlı Mahmud’un, Türklerin siyaset bilgisi kitabı Kutadgu Bilig‘i yazan Yusuf Has Hâcib’in, Satuk Buğra Han, Ali Han Töre, Hakimbek Hoca, Osman Batur Han, İsa Yusuf Alptekin, Mehmet Emin Buğra, Hacı Emin Taşdan ve nice Türk ulusunun, aksakallılarının mayalandığı toprak olduğunu söyleyerek, Oğuz Kağan Destanı’nın temeli “Şu” ve “Alp Er Tunga”daki Türk hanlarının yaşadığı Balasagun ve Ordukent (Kaşgar) şehirleri ile yeni destanlar yazarak, demir dağları eritip uğradıkları kahrolası zulme son veren kahramanlarımızın da burada olduğunu ekledi.
Prof. Dr. Alimcan İnayet, bu vatan parçasından geçen İpek Yolu Projesi, Doğu Türkistan’daki yer altı zenginlikleri ile ata toprağı bu bölgenin Çin’in dünyaya açılma kapısı oluşunun stratejik değeri üzerinde durdu. Çin petrol rezervinin %25’i, kömürün %40’ı, doğal gazın %34’ünün bulunduğu bu coğrafyanın, uranyum, bakır ve diğer bazı madenler yönünden de zengin olduğunu, önemli tarım havzalarına sahip toprakların hayvan yetiştiriciliği bakımından da çok cazip olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Alimcan İnayet, Çin’in Doğu Türkistan’daki hakimiyeti ne pahasına olursa olsun sağlamak istediğini, bu amaca ulaşmak için de insan haysiyetiyle bağdaşmayan yol ve yöntemlere başvurduğunu söyleyerek örnekler verdi:
Türklerin yaşadıkları sınırların dışına çıkarılarak Çinli nüfusun yerleştirildiğini, Türklerin azınlık haline düşürüldüğünü,
Başkent Urumçi’de daha önce %2,5 olan Çinli nüfusun şimdilerde %80-90 seviyesine çıktığın,
Yurt dışında eğitim gören Türk öğrencilerin 2017 yılından itibaren geri çağrıldığını, gelmeyenlerin ailelerine baskı ve ceza uygulandığını,
Türklerin, İslâm dininin gereklerini ve ibadetlerini yerine getirmelerinin zorlaştırıldığını, camilerde ibadet etmek için yaş sınırı koyulduğunu ve bazı ibadetlerin yasaklandığını,
Keyfi tutuklamaların yapıldığını, telefon görüşmelerinin dinlendiğini, seyahat özgürlüğünün kısıtlandığını,
Kültür ve medeniyetin kalıcı işaretleri olan, mezarlıklar, camiler ve eski yapıların çeşitli bahanelerle yıkılıp yok edildiğini,
Toplum içinde sevilen, sayılan, saygı duyulan, halka tesir edebilecek fikir ve düşünce adamları, sanatçılar ve aydınların küçük bahanelerle tutuklandığını, toplama kamplarına ya da hapishaneye gönderildiğini,
Ebeveynleri cezaevlerine atılan ailelerin çocuklarının bir Çinli gibi yetiştirildiğini, Çinli ailelere verildiğini, genç kızların ise zorla Çinlilerle evlendirildiğini söyledi.
İnayet, Türkiye’nin Doğu Türkistan’da yaşananlara karşı hassasiyet göstermesini ve yapılan soykırım ve asimilasyonun uluslar arası platformlarda dile getirilmesini arzu ettiklerini söyledi.
Sohbet sonunda soruları cevaplandıran Prof. Dr. Alimcan İnayet’in plâketi ve katılım belgesi Dr. Öğrt. Üyesi Muhammet Şen tarafından takdim edildi.

Hüseyin Tunçay'ın haberi

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum